MEDYA

UCUZ KREDİ

BABACAN

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ

OTOMOBİL

PARA KREDİ

EMLAKÇILAR

SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

SİNEMA REHBER

DEDE TORUN

SONTURCO


Cesedi arka koltukta bulundu

5/8/2009
Polisin kayıp diye aradığı kız bir otomobilin arka koltuğunda ölü bulundu

İngilitere'nin Aberaeron bölgesinde bir aile dramı yaşandı. 17 yaşındaki Sasha Jones geçen pazar günü aniden ortadan kayboldu. Aile kızlarının kaybolduğunu polise bildirdi. 17 yaşındaki genç kızın son olarak bir Ford Fiestaİngiliz polisi şüpheli aracı yolda takibe aldı. Paniğe kapılan aracın şoförü aracın kontrolünü kaybede park halindeki bir otomobile çarptı. Polis kaza yerine vardığında korkunç gerçekle karşılaştı. Sasha Jones'un cansız bedeni otomobilin arka koltuğunda yatıyordu. 40 yaşındaki adam gözaltına alındı. Ancak genç kızın ölüm nedeni hala belirlenmiş değil, kızın bir cinayete kurban gitmiş olabileceği belirtildi.

Acılı anne Jayne Jones, kızı Sasha'nın henüz hayatının baharında iken kendilerinden koparıldığını belirterek feryat etti. Genç kız için ayrıca Facebook'ta arkadaşları tarafından teziye defteri açıldı. (HÜRRİYET)  içinde görüldüğü polise ihbar edildi.

O mayınları döşeyen komutan konuştu

27/5/2009
"Bana 5 - 6 tabur verin temizleyeyim..."

27.05.2009 12:39
Türkiye, Suriye sınırına döşenen mayınların nasıl temizleneceğini tartışırken, 1956 yılında bu bölgeye ilk mayınları yerleştiren Diyarbakır'daki 7. Kolordu İstihkâm Tabur Komutanı Kemal Güner, Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Döşenen her bir mayının krokisini muntazam şekilde tuttuklarını belirten Güner, krokilerin 7. Kolordu'nun arşivinde bulunduğunu söylüyor. Krokilerle mayınların rahatlıkla temizlenebileceğini vurgulayan emekli komutan, "Ordumuz buna muktedirdir. Görevden kaçmasınlar, sırtlarındaki görevi yıkmasınlar." diyor. Güner, topuzlu bir tankla bile bölgenin mayınlardan arındırılabileceğini savunuyor.

Söz konusu toprakların çok verimli olduğunun altını çizen Güner, arazinin yabancılara temizlettirilmesine de 44 yıllığına işletime verilmesine de karşı. "Vazifesi mayın döşemek ve mayın bulmak olan istihkâm taburlarımız varken, bunları başkasına temizletmek ayıptır, yazıktır." eleştirisinde bulunan Güner, Genelkurmay başkanına konunun doğru anlatılmadığını düşünüyor ve ilginç bir teklif ortaya atıyor: "80 yaşındayım. Bana beş-altı tabur verseler bir mevsimde temizler, teslim ederim."

İstihkam Albay Kemal Güner, mayınların ilk döşenme hikâyesini şöyle anlattı: "Erzurum'dan Bingöl'den gelen sürüler Suriye'ye geçiyordu. Onların yolları üzerine döşenmek üzere her bir karakola 25, 30 ve 40'ar tane mayın verilmişti. Onlar döşenememişti. O zaman kolordu komutanı Ragıp Gümüşpala vardı. Beni çağırdı ve 'git o mayınları döşe' dedi. Gittik onları döşedik. Daha sonra Demokrat Parti bir karar aldı ve bütün sınıra 7. Kolordu 1. ve 2. istihkam taburu mayın döşedi. Bir askerim, mayının pimini yanlışlıkla çekince patladı ve parmağı koptu. Mayınlar eskiydi. Risk döşerken de vardı, her zaman olur."

Mayınları sınıra paralel olarak 3'er sıra halinde usulüne uygun olarak döşediklerini ifade eden Albay Güner, basıldığında patlamaya yol açan pimlerini de toprağın 3 santimetre üzerinde bıraktıklarını kaydetti. Güner, "Genelkurmay başkanımıza tahmin ediyorum doğru dürüst anlatılmamış bu. Benim yüreğim yanıyor. Yazık. Şimdi mümkün olsa 80 yaşındayım; ama bana beş altı tabur verseler bunu bir mevsimde temizler, teslim ederim. Bu kadar basit. Bunu gözde büyütecek bir şey yok." dedi. Kendi elleriyle döşediği mayınların, bugün Türk askeri yerine yabancı şirketlere temizletilmek istenmesine üzülen Güner şöyle dedi: "Mayınları asker yerine yabancı şirkete temizletmek yazıktır, günahtır. Niye fakir köylümüze verilmesin de Yahudi'ye verilsin ya da başkasına verilsin? Hem de 44 seneliğine  kaynak haber türk

Münevver cinayetinde şok gelişme!

27/5/2009
Genç kızın iç çamaşırında 2 ayrı kişiye ait sperm örnekleri bulundu

27.05.2009 07:44
Münevver cinayetinde çarpıcı gelişme. Adli Tıp raporuna göre genç kızın iç çamaşırından alınan sperm örnekleri 2 ayrı kişiye ait. Tecavüz bulgusu yok. Cinayette Cem'in yalnız olmadığı ve taciz ihtimali güçlendi

İstanbul'da hunharca öldürülen Münevver Karabulut cinayetine ilişkin Adlı Tıp raporu, birbirinden çarpıcı detayları ortaya çıkartıyor. Münevver'in tırnak aralarından alınan doku örnekleri ise aynı aileden iki erkeği işaret etmişti. Ortaya çıkan yeni detay ise soruşturmanın seyrini değiştirecek türden.

Akşam'ın haberine göre Münevver'in iç çamaşırları üzerinde yapılan incelemede iki farklı kişiye ait sperm örnekleri bulundu. Genç kızın bakire olduğu, vajinal bölgesinde zorlanma bulunmadığı ortaya çıktı. Üst düzey bir emniyet yetkilisine göre 2 farklı sperm örneğinin tespit edilmesi tacize işaret ediyor. Yetkili 'Bu durum Münevver'in tacize uğradığını gösteriyor. Ancak bir tecavüz girişimi de yaşanmış olabilir' diye konuştu.

4 ARKADAŞTAN MENİ ÖRNEĞİ
Bu tespitin ardından, cinayet anında Cem G.'nin yalnız olmadığı ihtimali daha da kuvvetlendi. Cem'in 4 arkadaşından dün saç, kan, tükürük ve meni örnekleri alındı. Örnekler, genç kızın iç çamaşırında bulunan sperm izleriyle karşılaştırılacak. Cem'in arkadaşları için daha önce yurtdışına çıkış yasağı konmuş, adli kontrol getirilmişti.

SATANİZM NEDİR?
Özel olarak Hıristiyanlığa, genel olarak bütün dinlere karşı alternatif olarak ortaya çıkan bir harekettir. Kelime olarak şeytana inanma, tanrı diye tapınma anlamına gelir. Başta Hristiyanlık olmak üzere bütün dinlere ve kutsal değerlere karşı başkaldırıyı temsil eder. İngiltere, Fransa, Almanya ve özellikle Amerika'da yayılmıştır. Şeytanın en önemli özelliği olan başkaldırıyı esas alarak dinin karşısında, şeytanın ve onun temsil ettiği değerlerin yanında olmayı önerir. Modern Satanizm ABD'li Macar asıllı Anton Szandor Lavey tarafından kurulan Şeytanın Kilisesi ile ortaya çıkmıştır.

TÜRKİYE, 11 YIL ÖNCE TANIŞMIŞTI
Türkiye satanist eylemlerle 1998 yılında tanıştı. O yıl Aslı Yardımcı ile Alp Cenan Yuğaç, Ataköy'deki bir apartmanın 15. katından 'Biz bu dünyaya ait değiliz' notu bırakarak atlamıştı. 1999 yılında ise Ortaköy Mezarlığı'nda yarı yarıya gömülmüş bir kız cesedi bulundu. Kurbanın 18 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat olduğu anlaşıldı. Genç kızın satanizm cinayetine kurban gittiği ortaya çıktı. Coşkunfırat'ı 'şeytana kurban etmek' amacıyla öldüren Ömer Çelik, Engin Arslan ve Zinnur Gülşah Dinçer tutuklandı. 2002 yılında ise Üsküdar Amerikan Koleji öğrencisi Lara Falay, Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak yaşamını yitirdi. Babasının araştırma isteği üzerine, bilgisayarını inceleyen polis, satanizmle ilgili sohbetler yaptığını belirledi.

BABAYA GÖRE AYİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
GENÇ kızın babası Süreyya Karabulut, Münevver'in satanistler tarafından öldürüldüğüne inanıyor. Karabulut, Cem G. ve ağabeyinin satanist içerikli sitelere üye olduğunu, kızının bir ayin sonrası öldürüldüğünü iddia etti. Karabulut, 'Cinayeti Cem G.'nin arkadaşlarından alınacak kan, tükürük ve saç örnekleri çözecek. Çok kısa bir sürede bu cinayetin aydınlatılacağını tahmin ediyorum. Ancak Cem G.  yakalanır mı? Orasını bilmiyorum dedi kaynak haber türk

Uzun yaşamanın sırrı. Anti Aging

21/4/2009

Bilim adamlarının gençliği korumanın sırrını keşfetmek için uzun yıllardır yaptıkları yoğun araştırmalar sonucu yeni bir yöntem ortaya çıktı: Anti-Aging. Bu yöntemin hedefi, uzun yıllar gençliğinizi korumak ve fit kalmanızı sağlamak!
Anti-Aging yöntemine göre, önemli olan ne kadar uzun yaşadığınız değil, bu yaşadığınız süreyi ne kadar kaliteli değerlendirdiğiniz! Artık şunu biliyoruz ki gençliği uzatıp yaşlanmayı geciktirmek mümkün. İnsan ömrü 125 yaş sınırlarını zorlayacak yakında. Hem de ileri yaşlarda, orta yaşlıların dinçliği ve zindeliğiyle! Bunu başarmak için yapmanız gereken, bilince dayalı sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek ve Anti-Aging uzmanı doktorunuzun önerilerini dikkate almak.
Yaşlanmanın pek çok sebebi var, ama en önemli 3 faktörü büyük ölçüde kontrol edebiliriz: Serbest radikaller, hormonların azalması ve sağlıksız yaşam. Siz de bu faktörlere savaş açarak, uzun yıllar gençliğinizi koruyabilirsiniz.
NE YAPMALI?
Bedenin serbest radikallerle savaşan üç grup savunma hattı vardır.
1. Birinci hatta enzim sistemleri yer alır. Bunlar DNA’da mevcut olan bilgilere göre beden tarafından üretilen moleküler araçlardır. Bu enzimler serbest radikalleri uzaklaştırır veya bunların “dikenlerini” köreltirler.

2. İkinci hatta, bedende üretilen çok çeşitli biyomoleküller yer alır;bunlar kendi elektronlarını vermek suretiyle serbest radikallerin elektron açlığını giderirler. Bu moleküller, hücre dışı serbest radikal etkisizleştiricileri olarak bilinir. Bunlar kendilerini feda ederek hücre içinde yaşamsal önem taşıyan moleküllere, onların olmak üzere bir elektron verirler.

3. Savunmanın son hattını besinler–bedenin dışardan hazır olarak aldığı maddeler- oluşturur. Bu takviye güçler de kendilerini feda ederek işlev görürler. Birinci gruptaki enzimler vücudumuzun doğal işleyişi içinde yer alırlar eğer dış etkiler sebebiyle (sigara, kirli hava soluma, stres yoluyla biriken toksik yük) yetersiz kalmışsa Bio-Oksidatif tedaviler sınıfına giren ozon/oksijen tedavisi gibi yöntemlerle takviye etmek gerekebilir.

Bu enzimler, üçüncü grupta geçen ve dışardan hazır olarak alınan besinler ve kendilerini feda ederek etki gösteren biyokimyasal maddelerden (vitaminler gibi) bin kat daha etkilidir. Örneğin, E vitamini yırtıcı bir açlık içinde bulunan bir serbest radikali doyurmak için bir elektronundan vazgeçer ve böylece aslında kendisi bir serbest radikal haline gelir.

Yarının anneleri böyle mi seçilir?

20/4/2009
Müftü, televizyondaki evlilik programlarını eleştirdi

AA


'İslam'da Aile Konferansı'nda konuşan Antalya Müftüsü Mahmut Yeleser, 'Bu asil, bu aziz milletin, yarının annesi olacak, beyine eş olacak, canını malını koruyacak eş, televizyon stüdyosundan böyle fiziki yapısı ve rengine bakılarak mı alınır?' dedi.

Mahmut Yeleser, Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde düzenlenen 'İslamda Aile Konferansı'na katıldı.

"AİLE KAVRAMI YOK OLUYOR"
Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yerde 'İslam'da Aile' konusunu işlediklerini belirten Yeleser, 'Çünkü aile müessesi çatırdıyor. Yuvasını terk eden anneler, çoluk çocuğunu bırakıp evini, eşini terk eden anneler veya yavrusunu eşini evini bırakıp giden, ülkeyi, memleketi terk eden ev reisi erkekler var. Antalya'da son 1 ay içinde 101 aile boşanmış' diye konuştu.

"DİNDAR EŞLER SEÇİN"
Hz. Muhammed'in, Müslümanlar'a, eş seçerken dindar olanını tercih etmeleri konusunda tavsiyelerde bulunduğunu vurgulayan Yeleser, izdivaç programlarından eş seçenleri de eleştirdi.

Yeleser, 'Evlilik aşamasında en büyük sıkıntımız böyle gelişigüzel, cadde ve sokaklardan gelin alınması. Yeri geldiği için arz ediyorum, sıkıntımız var, televizyon ekranlarında izdivaç programları var. Allah aşkına, bu asil, bu aziz milletin, yarının annesi olacak, beyine eş olacak, canını malını koruyacak eş, televizyon stüdyosundan böyle fiziki yapısı ve rengine bakılarak mı alınır?' dedi.

"HZ. MUHAMMED'İ ANLAMAYA ÇALIŞALIM"
Hz. Muhammed'in anlaşıldığı zaman renklerin, ailelerin, evlerin, sokak ve caddelerin değişeceğini belirten Yeleser, 'Çünkü Hz. Muhammed'in nuru, cehalet asrını Asrı Saadet'e çevirmiş, eşya olarak satılan kadını evin sultanı yapmış. Tarih, insanlık buna şahit' dedi. kaynak vatan
« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı