MEDYA

UCUZ KREDİ

BABACAN

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ

OTOMOBİL

PARA KREDİ

EMLAKÇILAR

SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

SİNEMA REHBER

DEDE TORUN

SONTURCO


Aynı poz 11 yıl sonra...

14/8/2009


Zehra ÇENGİL / VATAN


Sİbel Can önceki gece Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde muhteşem bir konser verdi. Sahnede 3 kostüm değiştiren Can, elbisesini sıyırarak yaptığı danslarla 1998’de katıldığı Polis Balosu’ndaki pozlarını hatırlattı. İşte konserden notlar:

* Sibel Can sahneye siyah, pullu, bacak dekolteli kıyafetiyle va ’Çantada Keklik’ şarkısıyla çıktı. Üzerindeki kaftanı şarkı sonunda yere savuran Can, Tarkan’ı anmayı unutmadı.

Sibel Can
Foto galeri için tıklayın
* İkinci olarak Oyunbaz şarkısını seslendiren Can, Sulhi Aksüt ile yaşadığı ayrılığı kastederek şarkının sadece şu sözlerini okudu: “Bizde acılar evde yaşanır. Hep böyle değil midir? Acıları evde yaşar, dışarıda Polyanna oluruz. Bize de bu yakışır.”

* Şarkı söylerken bir ara eteğini sıyıran Can, bu hareketiyle 11 yıl önceki Polis Balosu’nda şarkı söylerken verdiği pozlar akla geldi.

* Can, Aysel Gürel’in ’Eğer İstersen’ adlı şarkısının 4 yıl peşinden koştuğunu ve mutlaka bir üstada çaldırması gerektiğine karar verdiğini anlatarak sahneye Hüsnü Şenlendirici’yi çağırdı.

* Can, sahneden boşanma davasının hala sürdüğü Sulhi Aksüt’ten olan oğlu Emir’in 9 yaşını kutladı. Oğluna “İyi ki doğurmuşum seni anneciğim, canım aşkım” diye iltifatlar eden Can 6 bin kişiye de Emir için ’Happy Birthday (İyi ki Doğdun) şarkısını söylettirdi.

* Sezen Aksu ile yaşadığı bir anekdotu anlatan Can, “Sezen de sallamaya çalışıyormuş, bana ’Seninki gibi sallayamıyorum , benimki duruyor. Nasıl yapıyorsun Allah aşkına?’ diye sordu. Benimki Allah vergisi. Çok kolay, dizlerini kıracaksın, sağa sola kendiliğinden gidiyor” dedi.

Hadise'nin yeni hit şarkısı

27/5/2009
Moskova'dan ilk beşe girme başarısı ve mutluluğu ile Belçika'ya dönen Hadise ayağının tozu ile yeni İngilizce albümü 'Fast Life'ı piyasaya sürüyor. Bu albümün hemen ardından da tamamı Türkçe bir albüm çıkartacak. Hadise her iki albümü ve Eurovizyon yarışması ile ilgili düşüncelerini anlattı. Türkçe albümü ile ilgili olarak ilk kez ipucu veren sanatçı çıkış parçasının 'Bence Evlenelim' olacağını açıklayarak şarkıya kesin hit gözüyle baktığını ve bu yaz Türkiye'de herkesin 'Bence Evlenelim' diyeceğine inandığını söyledi.

İHA   kaynak haBER TÜRK

'Demirel'e yapmadığımızı bırakmadık'

26/5/2009
Zeki Alasya yaşadığı zorlukları anlattı

Kenan Işık'ın sunuculuğunu üstlendiği, atv'de yayınlanan 'Dünya Bir Oyun Sahnesi' adlı programa geçtiğimiz akşam usta tiyatrocu Zeki Alasya konuk oldu. Programda Işık'ın sorularını yanıtlayan Alasya; oyunculuk yaşamını, Devekuşu Kabare dönemlerini, Metin Akpınar'la ikili olduğu yıllarda yaşadığı zorlukları anlattı ve günümüz komedyenlerini eleştirdi. İşte Alasya'nın cümleleriyle ekrana yansıyanlar...

* Ben gerçekten de çok şanslı bir adamım. Yaşamımın her anında değil ama sanatımın her anında şanslıyım. Tiyatroda da sinemada da şanslı oldum.

* Çok büyük ustalarla çalıştım. Mesela bu mesleğe Yıldırım Önal'la başladım ve ondan çok şey öğrendim... Bir efsane, sıradışı bir adam... Sonra Ulvi Uraz gibi bir büyük ustayla devam ettim. Bunlar her yeni yetmenin, her amatörün, her bu işe yeni başlayanın yakalayabileceği şeyler değil tabii! Sinemaya da Ertem Eğilmez gibi bir anıt adamla başladım. Tüm bunların büyük avantajları oldu. Ardından Atıf Yılmaz'lar, Osman Seden'ler falan geldi.

ŞANS ÖNEMLİ!
* Tiyatrodaki ve sinemadaki başarının sadece yetenekle doğru orantılı olduğunu sanmıyorum. Tekerleği ilk döndüren ivme olarak elbette yeteneğin payı var ama ikinci sırada! Çalışacaksın, okuyacaksın, uğraşacaksın, dünyayı gözleyeceksin, hammaddeni sağlam biriktireceksin, hepsinin ötesinde şanslı olacaksın! Bu meslekte şansın çok önemli payı olduğunu düşünüyorum.

* Biz Metin'le (Akpınar) ilk başlarda uzun süre iş bulamadık ama inat ettik. "Biz kendi tiyatromuzu kuracağız, kimsenin yanında çalışmayacağız!" dedik. Böyle bir ukalalık yaptık. Ama sonra istediğimiz gibi bir tiyatro kuramadık. Aslında kurduk ama battı! Elimiz kolumuz bağlı oturuyorduk. Hatta ben iyi resim yaparım, bir ara tahta kaşıkları boyayıp turistik eşya satan yerlere filan dağıtmıştık. Ama onlar da satmadı! Ne halt edeceğimizi bilemezken, İstiklal Caddesi'nde Haldun Taner'le karşılaştık. "Kabare tiyatrosu yapalım mı?" diye sordu bize... Her şey böyle başladı.

* 1967-1987 yılları arasında çok stabil giden günlerimiz de oldu, olumsuzlukların çok tırmandığı dönemler de... Mesela 12 Eylül döneminde bize çok komik karşı çıkmalar oldu. O günlerde elimizdeki metinler önce onaydan geçiyordu. İzmir'e gittik, vilayet dediğin şeyin başında da o zaman bir deniz albayı vardı. Beni çağırdılar. "Biz metne baktık, bazı yerleri sansürledik" dediler. Net hatırlamıyorum, sadece örnek vermek için söylüyorum, 95 sayfalık metinden geriye 17 sayfa kalmıştı. Seksen sayfasını silmişler. "O zaman iptal edelim" dedim. Ama bu sefer de biletler günler öncesinden satılmış, on beş günlük yer tükenmiş. Tabii biletleri alanların paralarını geri vermek zorunda kaldık. Bereket paralar duruyordu.

ZEKİ ALASYA'DAN MEMNUNUM
* Metin ile aynı parayı kazanmadık, ben daha fazla kazandım. Çünkü yönetmenlikten de para aldım, diğer yaptığım işlerden de... Ama Metin finansını doğru yönetti. Çünkü onun için para amaçtı. Onun aklında bazı rakamlar, kafasına koyduğu bazı hedefler vardı. O hedefleri geçtikçe de başka hedefler koydu. Benim için ise para bir araçtı. Hiç sevmediğim bir şeydi ve öyle de kaldı. Ama dipdiri ayaktayım. Çok samimi olarak söylüyorum; reenkarnasyon gerçek olsa ve "Dünyaya yine gelsen ne olmak isterdin?" diye sorsalar; "Yine bu olmak isterdim" derim. Ben halimden memnunum, bu Zeki Alasya'dan memnunum. Sanıyorum insanlar da bu Zeki Alasya'dan memnun!

* Metin'le olan beraberliğimizi 1997 yılında noktaladık. Çünkü çok farklı şeyler düşünüyorduk. Öyle olunca da birbirimize saygımızı yitirmek istemedik ve noktaladık... Yalnız bir şey söylemek istiyorum; Metin Akpınar, Cumhuriyet döneminin en iyi oyuncularından biridir. Böyle bir oyuncuyla birlikte olduğun zaman, çok onur duyuyorsun ve yaptığın bütün işleri severek yapıyorsun. "Yeniden başlasam aynı tavizleri verir miyim, aynı imkanları tanır mıyım?" diye soruyorum kendi kendime... Bu kadar büyük bir oyuncuya, yine o tavizleri veririm.

SÜLEYMAN DEMİREL'E YAPMADIĞIMIZI BIRAKMADIK!
* Ucuz kahramanlık peşinde olmadık hiç! Çünkü eğer bir ressamsan ya da şairsen, bir gün hapse düşsen bile yine yazarsın. Ama tiyatro yapıyorsak mutlaka dışarıda olmak zorundaydık. Aptalcasına bir kahramanlıkla içeri düşmemek, özgür kalmaya devam etmek zorundaydık. O yüzden yaşananları hiç kişiselleştirmedik. İnsanları kişi olarak rencide etmedik. Onları kurum olarak ve iktidarda oldukları süre içinde eleştirdik. İtiraf etmek zorundayım; egemen güç bugünden daha hoşgörülü, sağduyulu, daha affediciydi.

* Süleyman Demirel'e 1967'den itibaren yapmadığımızı bırakmadık! Demirel'in ilk taklitlerini ben yaptım. Hatta çok alay ederek yaptım. Bir gün yalakalardan birisi bizi yerden yere vuruyormuş. Demirel o kişiye "Onlar bu ülkede güldürü dünyasının imparatorları. Onlar hakkında laf dinlemek istemiyorum" demiş...

ELEŞTİRİYORUM ÇÜNKÜ ONLARDAN BEKLENTİLERİM ÇOK FARKLI!
* Zaman zaman Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar'ı eleştiriyorum. Bunlar kumaşı iyi olan adamlar. Bazı insanların yeteneği yoktur ve onlardan çok fazla şey beklemezsin. Ama Cem ve Şahan öyle değil. Şahan ne yapıyor? 'Recep İvedik'.... İlk filmi para kazanıyor, ikincisini yapıyor, o da kazanıyor... Peki bu böyle devam edip duracak mı? Ben 'Recep İvedik'e karşıyım, hep karşı olmaya da devam edeceğim. Yılmaz Güney'e bir gün "Bir zamanlar çok kötü, sıradan filmler yaptınız" demişler. Cevabı şu olmuş; "Gelecek için planlarım vardı, kafamda iyi projeler vardı ama önce tanınmam gerekiyordu." Sonra ne oldu? Yılmaz, Cannes'da ödül kazandı ve Yılmaz Güney oldu. Bu arkadaşların böyle bir amacı var mı acaba? Hiç sanmıyorum. Cem Yılmaz'ın filminin kalitesine, içeriğine lafım yok aslında... G.O.R.A. adlı fantastik bir film yaptı, sonra tersine çevirdi ve A.R.O.G.'u yaptı. Yeter, bitsin artık değil mi? Öyle güzel filmler, öyle güzel konular var ki ülkemizde çekilebilecek... Küçücük bir gülümseme oluşturacak ufacık bir gözyaşı akıtabilecek ufak tefek, öyle hoş konular var ki... İkisi de çok yetenekli, ikisinden de başka beklentilerim var. Onları o yüzden eleştiriyorum.
Sabah
  kaynak vatan

Hadise dördüncü oldu

17/5/2009
DHA - A.A.Komşunun komşuya oy verdiği Eurovision 2009’un birinciliğini rekor puanla Norveç kazandı. 42 ülkenin katıldığı yarışmada Türkiye’yi başarı ile temsil eden Hadise 177 puanla dördüncü olabildi.

HADİSE SAHNE ALIRKEN BÜYÜK ALKIŞ KOPTU - VİDEO

BİRİNCİ OLAN NORVEÇ'İN ŞARKISI -VİDEO

İŞTE EUROVİSİON 2009'DAN MUHTEŞEM KARELER

İŞTE HADİSE'NİN YARI FİNAL PERFORMANSI

EUROVISION YARI FİNALİNDEN KARELER

  

MOSKOVA’da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nı Norveç açık arayla kazandı. Türkiye’yi temsilen Düm Tek Tek adlı parçayla yarışan Hadise 177 puan toplayarak dördüncü oldu. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması nedeniyle Türkiye’ye yarışmada puan vermeyeceği dile getirilen Azerbaycan, Hadise’ye 12 puan verdi. Türkiye’den de aynı şekilde Azeri yarışmacılar Aysel-Arash’a tam puan çıktı.

Yarışmanın en ilgi çekici yönü, halktan toplanan oylarla katılımcı kurumların oluşturduğu ihtisas jürilerinin yarı yarıya oluşturduğu oylara rağmen politikanın hakimiyetini kaybetmemesi oldu. Komşu ülkelerin birbirlerine oy verdiği yarışmada Türkiye,   Belçika, Fransa, İsviçre, İngiltere, Makedonya ve Azerbaycan’dan tam puan aldı. Türkiye’ye Almanya, Bulgaristan ve Arnavutluk 10 puan , Hollanda 8, Bosna-Hersek ve Norveç 7, İsveç, Romanya ve Danimarka 6 puan, Malta, Finlandiye ve Macaristan 5, Ermenistan 4, İsrail, Karadğ, Yunanistan ve Portekiz 3, İspanya 2 ve Çek ile Hırvatistan 1’er puan verdiler. Yarışmada 14 ülke Türkiye’ye hiç puan vermedi.
Yarışmadan önce TBMM Başkanı Köksal Toptan ve , Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 54. Türkiye’yi temsil eden şarkıcı  Hadise’ye başarı dileğinde bulundu.  kaynak hürriyet

Sanki beni sabote ediyorlar

16/5/2009
Bu akşam Moskova’da yapılacak 54’üncü Eurovision Şarkı Yarışması Finali’nde Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise, hiçbir rakibinden korkmadığını söyledi. Moskova’yı gezen Hadise, "Türkiye’yi çok özledim" dedi.

İŞTE HADİSE'NİN YARI FİNAL PERFORMANSI

EUROVISION YARI FİNALİNDEN KARELER

SİVAS'TA YARI FİNAL HEYACANI

HADİSE BASIN TOPLANTISINDA  HADİSE, dün kafile olarak ikinci yarı finali izlediklerini, bazı grupları komik bulduklarını belirterek, finale yükselen ülkelerden bazılarının bunu hak etmediğini savundu. En çok Slovenyalı temsilcileri beğendiğini ifade eden Hadise, bu ülkenin finale yükselememesinden üzüntü duyduğunu belirtti. "Performansı, dansı ve kıyafetiyle bizim kadar iyi bir ülke görmedim" diyen Hadise, olumlu tepkilerle karşılaştıklarını ifade etti. Şarkılarının Avrupa’nın birçok ülkesinde listelere girdiğini, favori olarak gösterildiklerini belirten şarkıcı, "Baştan beri ben ilk beşe gireceğimizi söylüyordum. Ama birinci olmak çok güzel bir şey, ben de isterim. Moskova’yı ’Düm Tek Tek’ ile ayağa kaldıracağız. Bizi unutamayacaklar" diye konuştu. Moskova’ya gelen Türk hayranlarıyla buluşarak moral depolayan Hadise nazar boncuğu takan bir hayranın ’Umarım şans getirir’ demesi üzerine, son provada ses sistemiyle ilgili problem yaşanmasını hatırlattı. Hadise "Sanki sadece bizim, provalarda böyle yanlış şeyler oluyor. Bugün seste sorunu vardı. Geçen sefer de kamerayla ilgili sorun vardı. Sanki beni sabote ediyorlar" diye dert yandı.

Saçlarını kaldırdı dövmesi göründü

HADİSE’nin vücudunun çeşitli yerlerinde dövmeler var. Bileğindeki dövmenin aynısından kız kardeşinde de var. Bu dövme kardeşler arasında bitmeyen sevgiyi simgeliyor. Belindeki dövmenin anlamının çok derin olduğunu söyleyen Hadise, anlamının ne olduğunu açıklamak istemiyor. Ensesindeki dövmede Latince ’Alis Volat Propiis’ (Kendi kanatlarıyla uçan kız) yazıyor. Kalçasındaki dövmede kendisi için özel bir tarihi ifade eden 8 sayısı yer alıyor.

Bahislerde 1/10 Hadise

İNGİLİZ The Guardian gazetesi, Eurovision’da galibi ittifakların belirleyeceğini söyledi. Gazetede yapılan coğrafik değerlendirmeye göre, Türkiye, Hırvatistan, Makedonya, Slovenya, Yunanistan, Kıbrıs, Sırbistan/Karadağ, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Romanya’nın yer aldığı Balkan bloğu içinde yer alıyor. Haberde her blokun kendi içindeki ülkeye puan verileceği iddia ediliyor. Türkiye’nin ayrıca Almanya’daki misafir işçilerden puan alacağı da belirtiliyor. The Guardian, Hadise’nin Düm Tek Tek şarkısına 1-10 şans verdiğini de belirtti. Ancak Hadise’nin şarkısının başlığı dışında İngilizce olmasının Türkiye’deki muhafazakar dil bilimciler tarafından eleştirildiği de belirtiliyor.

Eurovision özel gala gecesi

Eurovision finali öncesinde TRT 1 ve TRT Avaz kanalları ortak yayınla saat 19.50’de "Dünden Bugüne Eurovision" adlı program yayınlanacak. Jülide Ateş’in sunacağı programda Eurovision şarkı yarışmasının unutulmayan isimleri sahnede olacak. Eurovision şarkı yarışmasının efsane isimleri Anne Marie David ve Johnny Logan bu özel gecenin onur konukları olacak. David ve Logan, programda Behzat Gerçeker’in önderliğindeki ENBE Orkestrası eşliğinde unutulmayan şarkılarını seslendirecek.kaynak hürriyet

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı